Gazete Gıda surfcera
Facebook     FriendFeed     Twitter
ANASAYFA   GÜNDEM   SEKTÖR   GURME   GIDAGÜVENLİĞİ   BESLENME   HAYAT   MEVZUAT   EKONOMİ   ŞİRKETLER   FUAR   KİTAP   SÖYLEŞİ   İNSAN   AMBAR   ARTI   
Video Galeri Foto Galeri Anket Sitene Ekle Rss Akışı Arşiv Bize Ulaşın
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Besiciler '3 gün' kâbusu yaşıyor!
23 Ekim 2012, 11:57

Besiciler '3 gün' kâbusu yaşıyor!

1999 ve 2008 yıllarında büyükbaş hayvanlarda yüksek ateşe yol açan ve halk arasında "üç gün" olarak bilinen hastalık Güney bölgelerde yeniden görülmeye başladı. Bakanlık tedavi yöntemi geliştirmeye çalışıyor

Büyükbaş hayvanlarda yüksek ateşe yol açan ve halk arasında "üç gün" olarak bilinen hastalık Güney bölgelerinde hayvan yetiştiricilerini tedirgin ediyor. Hastalık yüzünden son dönemlerde 2 binden fazla hayvanın telef olduğu belirtiliyor. Süt hayvanlarında verim düşmesine, hamile ineklerde ise düşüklere yol açan hastalık yüzünden özellikle Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri kredisi kullanan çiftçiler, borçlarının ertelenmesini hastalığın da "ihbarı mecburi hastalıklar" listesine alınmasını istiyor.
 
Hayvan yetiştiricilerinin 1999 ve 2008 yıllarında yaşandığı "üç gün" olarak bilinen ve büyükbaş hayvanlarda ölüme kadar giden hastalık kabusu yeniden döndü. Adana, Osmaniye, Hatay, Şanlıurfa, Diyarbakır, Kahramanmaraş ve Mersin gibi illerde sinekler aracılığıyla bulaşan virüs, büyükbaş hayvanlar üzerinde etkili oluyor.
 
Aşısı üretilmemiş

Tıpkı insanlarda olduğu gibi 40 dereceye ulaşan yüksek ateş yanı sıra halsizlik belirtilerinin de gözlendiği hastalığın erken fark edilmesi halinde, ilaçla tedavisi mümkün. Ancak üç gün hastalığıyla ilgili halen bir aşı üretilebilmiş değil. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'na bağlı çalışan veterinerler hastalığın görüldüğü illerde hayvanlardan numune alarak testler yapmaya başladı.
 
İnsanlar için tehlike oluşturmuyor

Üç gün hastalığı yüksek ateşe bağlı olarak erken müdahale edilmezse hayvanlarda ölüme kadar gidebiliyor. Hastalığa yakalanan dişi hayvanlarda özellikle süt veriminde ciddi azalış yaşanırken, hamile hayvanların tamamında düşüğe yol açıyor. Veterinerlerin verdiği bilgilere göre hayvanın etine zarar vermeyen hastalığa yol açan virüsler, sinek ısırığı yoluyla akciğer ve dalakta gelişiyor.
 
Eski salgınlarda telef olan hayvan yoktu

Ağırlıklı olarak kuraklık dönemlerinde gözlenen hastalık Türkiye'de daha önce 1999 ve 2008 yıllarında görülmüştü. O dönemde de çok sayıda hayvan hastalığa yakalanırken, 2012 yılında yeniden çıkan salgında güney illerinde 2 binden fazla hayvanın hastalık yüzünden telef olduğu belirtiliyor.
 
Çiftçiler kredi ertelemesi ve tazminat istiyor

Son 13 yılda üçüncü kez ortaya çıkan hastalık, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın, hastalıkların bildirimini zorunlu tutan ihbarı mecbur hastalıklar listesinde yer almıyor. Üreticiler bu hastalığın da söz konusu listeye alınmasının şart olduğunu ifade ediyor.

Özellikle Ziraat Bankası'ndan sıfır faizli kredi alınarak ahırını dolduranların da bu hastalık yüzünden büyük ekonomik kayba uğradıkları belertiliyor. Çiftçiler, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifi kredilerinde ödemesiz dönemin sona erdiğine dikkat çekerek, hayvanları bu hastalığa yakalananların, geri ödemede güçlük çekeceklerini belirterek, bunlar için erteleme kararı alınmasını istediler.
 
"Acilen aşı geliştirilmeli"

Hastalığın daha önce görüldüğü dönemlerde veteriner müdahalesi sonucunda geçtiğini vurgulayan Mersin Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Nuri Demirbaş, ancak son salgında birçok hayvanın telef olduğunu söyledi. 'Acilen aşı geliştirilmeli' diyen Demirbaş şunları kaydetti; "Hastalık daha önceden veterinerin müdahalesiyle geçiyordu. Son kez ortaya çıktığında ise tahribatı ve ekonomik kaybı çok fazla oldu. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın bu hastalığı ihbarı mecbur hastalıklar listesine alması gerekiyor. Ayrıca gerekli araştırmalar bir an önce tamamlanarak bunun aşısının geliştirilmesi gerekiyor. Bu hastalığın getirdiği olumsuzluklar, şap hastalığına göre de çok yüksek."
 
Gebe hayvan düşük yapıyor

Olayın sadece ölüm olarak değerlendirilmemesini ifade eden Osmaniye DSYB Başkanı Serhat Vayıslıoğlu da, " Hastalık daha önce ortaya çıktığında bu kadar ağır seyretmemişti. Bu kez hayvanlarda çok kayıp var. Olayı sadece telef olarak değerlendirmemek lazım. Hastalıktan kurtulan hayvanlar da düşük yapıyor. Hasta olanların sütü de neredeyse sıfırlanıyor. Hayvanlarımıza ağrı kesici, ateş düşürücü, B ve C vitaminleri veriyoruz. Kaçak hayvan girişlerinin de bu yaygınlaşmada etkili olduğunu düşünüyorum" dedi.
 
"İneğin sigorta primi arabanın primi kadar"

Üç gün hastalığının ihbarı mecbur olmayan hastalık sınıfında olduğundan dolayı devlet tarafından ilgi gören bir hastalık olmadığını söyleyen Hatay DSYB Başkanı Lütfi Danahaliloğlu ise, "Kendi olanaklarımızla bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Eken farkına varılırsa hayvanı kurtarabiliyoruz. Burada virüsün doğru tanımlanıp aşı geliştirilmesi şart, bir de yüksek primli sigorta meselesi var. Bir hayvan için neredeyse arabaların kaskosu kadar prim isteniyor " diye konuştu.
 
"Süt verimi düştü"

Gebe ineklerin yüzde 80'i düşük yaptığını söyleyen Hayvan yetiştiricisi İsmet Topaktaş tasözlerine şöyle devam etti; " Hastalığı atlatanlar karnındaki yavruyu düşürüyor. Süt verimi de 2.5 tondan 1.5 tona indi. Hayvanlarımı sürekli veteriner kontrolüne tabi tutuyorum ama buna rağmen çok sayıda hayvanımı da kaybettim. 200 inek için sigorta yaptırmak istedim 50 bin lira fiyat çıkardılar. Üstelik olası bir kayıp halinde de sigorta yaptırılan değerin daha altında ödeme yapılıyor." (Kaynak: Dünya, Hüseyin Gökçe)

Bu içerik 1671 defa okundu.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Diğer Haberler

HABER HATTI

BIZI TAKIP EDIN

 TWITTER   FACEBOOK   AHSAR   GOOGLE+   

GAZETE GIDA'DA ARA


Gelişmiş Arama

GOOGLE'DA ARA

  •  
  •  
  •  

  • Bugün haber eklenmedi.

  • Son 7 gün haber eklenmedi.

  • Bu ay haber eklenmedi.

KONUK YAZARLAR

A.Rasim Küçükusta A.Rasim Küçükusta
ALÜMİNYUM FOLYOLAR SAĞLIĞIMIZI RİSKE ATIYOR
Güngör Uras Güngör Uras
Gıda maddeleri ithalatının üçte biri yağlı tohumlardan
Selim İleri Selim İleri
Pilavların dünyası
Erdem Yeşilada Erdem Yeşilada
Profesörden seçme saçmalar
Erkan Topuz Erkan Topuz
Meyvelerin kabuklarındaki mucizevi şifa
Emre Aköz Emre Aköz
Üzüm üzüme baka baka
Rüştü Bozkurt Rüştü Bozkurt
Önemli bir proje: Çocuk maması üretimi
Çapar Kanat Çapar Kanat
Tuhaf bir et ithalatı
Süleyman Yaşar Süleyman Yaşar
Türkiye'nin suyunu yabancı sermaye ele geçiriyor
Mehveş Evin Mehveş Evin
Kuraklık herkesi perişan edecek
Nedim Atilla Nedim Atilla
Bir deneysel mutfak çalışması... Antik Likya'nın lezzetleri
Fikri Türkel Fikri Türkel
Arıcılık, sadece bal üretimi değildir
Osman Arolat Osman Arolat
Dünya sebze-meyve piyasası ve biz
Osman Müftüoğlu Osman Müftüoğlu
Ekmeğin siyahı makarnanın yoğurtlusu
Selahattin Dönmez Selahattin Dönmez
Tuz yerine baharat
Mehmet Yaşin Mehmet Yaşin
Tencereden geçmişi okumak
Vahap Munyar Vahap Munyar
Yeterli kuru fasulye var mı ona bakarım fiyat yetkim yok
Mustafa Kutlu Mustafa Kutlu
Gıda hegemonyasına meydan okuyor
Mehmet Şeker Mehmet Şeker
Ayran siyasi simge olunca, içen ayrı düşer
Ali Ekber Yıldırım Ali Ekber Yıldırım
Ürün doğrulama ve takip sistemi...
Haşmet Babaoğlu Haşmet Babaoğlu
Simit!
Mustafa Altuntaş Mustafa Altuntaş
Kurban, hayvancılık ve veteriner hizmetleri
Yavuz Dizdar Yavuz Dizdar
Okul yemeklerinin kalitesizliği, almanız gereken ciddi önlemler
Ali Saydam Ali Saydam
Bizim köftecilere 'iletişim şart!'..
Nevin Halıcı Nevin Halıcı
Mübarek’i pilavla indirmek pişi ile göndermek
Hayrettin Karaman Hayrettin Karaman
Açık büfe israfı
Hikmet Boyacıoğlu Hikmet Boyacıoğlu
Ekmek ile ilgili doğrular, yanlışlar ve efsaneler
Mehmet Mert Mehmet Mert
Bitkisel üretimde kendimize yeterli miyiz?
Kemal Özer Kemal Özer
Meyve böceklerinden nasıl korunuruz?
Gila Benmayor Gila Benmayor
Altın bileziğimiz: Gastronomi
Yaşar Nuri Öztürk Yaşar Nuri Öztürk
Kur’an’a göre helal gıda
Simge Çıtak Simge Çıtak
Diyetkolik misiniz?
Nihal Kemaloğlu Nihal Kemaloğlu
Zehirli şekerimiz "nereden" geliyor?
Taylan Erten Taylan Erten
GDO'lu mısır pancara karşı
Bülent Şık Bülent Şık
Sarıkeçili yörükler ve GDO'lu pirinçler
Melis Alphan Melis Alphan
Çocuk mu kandırıyorsunuz?
Celel Toprak Celel Toprak
Sağlıklı beslenme için ortak akıl arayışı
Yaşar Süngü Yaşar Süngü
Yoksulluk, ekmeği çöpe atmakla başlıyor
Damla Çeliktaban Damla Çeliktaban
Mayanın mayası
Hilmi Develi Hilmi Develi
Plastikçilerin derdi bitmiyor..
Koray Çalışkan Koray Çalışkan
GDO-kanser ilişkisi kanıtlandı
İsmet Berkan İsmet Berkan
Demek GDO'da da bilime ihtiyaç varmış...
Esen Evran Esen Evran
Fransızlar durdu Sabancı Dia'da gazladı
Kadir Dikbaş Kadir Dikbaş
Gıdadan ilk sinyaller
Ali Ağaoğlu Ali Ağaoğlu
Hububat rallisi
Meral Tamer Meral Tamer
Organik sebze-meyveye lezzet de geldi
Funda Özkan Funda Özkan
'Okul sütünde AK Parti'ye sorulacak tek soru var'
Abdurrahman Yıldırım Abdurrahman Yıldırım
Tarım ve turizm stratejik sektörler
Cüneyt Özdemir Cüneyt Özdemir
Sütten ağzı yanan hükümet
Metin Münir Metin Münir
Tohumların dünyasında
Yasemin Bradley Yasemin Bradley
Uzun yaşam reçetelerinden biri gün aşırı aç kalmak

E-BÜLTEN


Ad Soyad:
E-Posta: