Gazete Gıda surfcera
Facebook     FriendFeed     Twitter
ANASAYFA   GÜNDEM   SEKTÖR   GURME   GIDAGÜVENLİĞİ   BESLENME   HAYAT   MEVZUAT   EKONOMİ   ŞİRKETLER   FUAR   KİTAP   SÖYLEŞİ   İNSAN   AMBAR   ARTI   
Video Galeri Foto Galeri Anket Sitene Ekle Rss Akışı Arşiv Bize Ulaşın
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
12 Ağustos 2012, 01:07

"Şap hastalığını Trakya'ya sokmayacağız"

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eker, Kurban Bayramı'nda da Avrupa yakasına ve Trakya'ya hayvan geçişi olmayacağını söyledi: Şap hastalığını Trakya'ya sokmayacağız

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, ABD’de yaşanan buğday krizinin Türkiye’yi etkilemeyeceğini, gereken tüm önlemlerin alındığını söyledi. Eker, Kurban Bayramı’nda yine Trakya bölgesine hayvan geçişine izin vermeyeceklerini belirterek, “Tarihinde ilk defa Türkiye’nin bir bölgesi şaptan ari hale getirildi. Bunu muhafaza edeceğiz. Marmara’nın Doğu ve Güney sahillerinin ardından Türkiye’nin şaptan arınmasını sağlayacağız” dedi.

Ankara Temsilcimiz Bilal Çetin ile birlikte Eker’e yönelttiğimiz sorular ve yanıtları şöyle:

- Suriye ile sınır kapıları kapatıldı. Büyük bir zarar bekliyor musunuz?

İlanihaye böyle devam etmez. Olayı Suriye’nin kuzeyindeki Kürtler açısından açıklamak doğru değil. Orada Araplar, Türkmenler, Kürtler yani rejim muhalifleri ve rejimi destekleyen bazı gruplar var. Sonuçta kaotik bir durum yaşanıyor. Sınırda ticaretin sağlıklı ve güvenli yapılması da şu anda fiziken zaten mümkün değil. Gümrük Bakanlığımız tedbirleri aldı. Gelişmelere bakılır, güvenlik sağlanırsa tekrar açılır. Bizim Suriye’yle yaptığımız ticaret içinde tarımın payı çok küçük.

- ABD’de buğday fiyatlarında yükselme yaşanıyor. Türkiye’nin iç piyasasına yansır mı?

ABD’de mısır ve soya üretiminde bir miktar azalma var. Buğday üretiminde ise önemli bir düşüş yok. Fakat ABD’de spekülasyon var. Fonlar biraz buraya yöneldi. Yani ekonomik krizden sonra bu mal ticaretinde spekülasyon oranı arttı. Oysa buğdayda azalma yok. Mesela buğdayda bildiğim kadarıyla geçen sene devir stoku 190 milyon tondu. Bu sene global ölçekteki üretimde bir düşüş olur. Mevzi kuraklıklardan dolayı. Ama toplam üretimde çok ciddi bir şey değil. Dünyada buğday fiyatlarında yüzde 30 civarında bir artış oldu. Önceki hafta 380 dolara kadar çıkmıştı. Biraz kırıldı 360’lara düştü.

- Çok etkilenecek miyiz?

Hayır etkilenmeyiz çünkü bizim üretimimiz ihtiyacımızı karşılıyor. Hatta ihtiyacımızdan fazla üretiyoruz. Tedbirlerimizi aldık ve almaya devam ediyoruz. 2010’da ABD’nin Rusya’nın durumundan ötürü dünyada buğday fiyatlarında yüzde 84 oranında artış olmuştu. Biz aldığımız tedbirlerle Türkiye’de en fazla yıl içerisinde fiyatı yüzde 29 oranında artırdık. Piyasayı kontrol ediyoruz. Bizim açımızdan üretimimizde bir problem yok.

- Buğdaydaki fiyat artışı ekmek fiyatlarına yansır mı?
Buğdayın ekmek fiyatındaki etkisi yüzde 20. Elektrik var, kira bir sürü başka faktörler var. Ekmeğe uzun zamandır zam yapılmadı. Fiyatlar makul düzeyde gidiyor. Serbest piyasa zaten yapıyor.

Şapa geçit yok

- Kurban Bayramı’nda yine Limuzinler, ithal kurbanlıklar gelecek mi? Bir ihtiyaç olacak mı?

Biz ithalatı zaten ihtiyaçtan dolayı yapmadık. Hiçbir sene Türkiye’nin ihtiyacı çok olduğu veya mecbur olduğu için ithalat yapmadık. Biz kurban bayramında sadece Trakya bölgesi için ithalat yaptık. Çünkü tarihte ilk defa biz Trakya’yı şaptan ari bölge haline getirdik. Bu pozisyonu sürdürmemiz lazım. Muhafaza edeceğiz ama Anadolu’da şap var. Senin komşuların İran, Irak, Suriye, Gürcistan, Ermenistan ise bu şartlar altında hastalığı kontrol edemiyorsun. Kademe kademe temizleyerek Doğu’ya doğru getireceğiz. Kalkıp hayvanları kurban bayramında getirsem, Avrupa’ya geçirsem oraya şap hastalığı gider. Kaçınılmaz olarak gider. Şapı önlemenin başka bir yolu yok. Ama sonuçta bir pazar ve eğer talep yükselirse, “buraya Anadolu yakasından hayvan getirilmiyor” dediğinde oradaki fiyatları artırırsın. Onun için sadece Trakya’daki piyasayı düzenlemek maksadıyla dünyanın şap hastalığı olmayan ülkelerinden bir miktar ithalat yaptıralım ve piyasa dengelensin.

- Şaptan ari bölge Trakya’dan ibaret olmayacak herhalde...

Aşama aşama geliyor. Marmara’nın Doğu ve Güney sahilleri. İzmit, Adapazarı, Yalova sonra Balıkesir, Çanakkale. Bunlar bizim ilk hedeflerimiz. Ondan sonra yavaş yavaş ilerleyecek. Bu şöyle mümkün; Türkiye’de hayvan hareketlerini kontrol altına alacaksınız. Bu tabii bir dizi sosyoekonomik gelişmeyle alakalı. Zenginlik Türkiye’nin batısında, nüfus ve talep, refah orada.

- Önümüzdeki bayramda da önlem alınacak mı?

Tabii ki alınacak. Devamlı olacak. Diyor ki vatandaş “Ben yetiştirdim, niye götürüp falanca yerde satmıyorum?”. Götürüp orada satabilirsin ama onun tedbirleri var. Şartlarını yerine getireceksin. Bulunduğu işletmede şap hastalığı olmayacak, hayvanların başka hayvanlarla temas etmiş olmayacak, 3 ay önceden de haber vereceksin.... Bu şartları yerine getirirsen o zaman götürebilirsin.

- Et ithalatı sürüyor mu?

Ediyor ama çok az. Mesela bu sene yılın ilk 6-7 ayında yapılan ithalatın toplamı 15-16 bin ton.

- İthalat sizce üretimi teşvik mi ediyor caydırıcı mı oluyor ?
Üretimi teşvik ediyor. Üretimi artırmak için bir çok tedbir öngörüyoruz. Mesela faizsiz kredi başlattık. Hayvancılık için 5.9 milyar lira faizsiz kredi verdik.

Besicilikte 2 yıl vade, yetiştiricilikte 7 yıla kadar uzayan vadeler var. Türkiye çok uzun bir zamandan sonra ilk defa küçük baş hayvanlarda 10 yıl öncesinin üzerine çıktı.

- Zaten problem küçük baştaydı değil mi?

Evet. Türkiye iyi kullanmıyordu. Şehirleşmeyle birlikte terk ediliyordu. Uyguladığımız proje ve teşviklerle bunu tersine çevirdik. Büyük baş hayvanda da 2002’ye göre yüzde 26 oranında artış var. 9.8 milyondan, 12. 5 milyona çıktı. Çok önemli bir rakam.

Nerde o eski domatesler?

Organik gıdayı teşvik ediyorsunuz ama hala eskisi gibi güzel domatesler yiyemiyoruz... Çünkü eskisi gibi insanlar fakirliğe razı gelmiyor. Artık bu bir ekonomik faaliyet. “Üretici benim istediğim domatesi üretsin, benim istediğim fiyattan da bana satsın” derseniz olmuyor. Bizde o tohumlar var. Muhafaza ediyoruz. İsteyene de veririz. Problem şu: kitlesel üretim yapılınca maliyet ve rekabet önem kazanıyor. Organik dediğiniz üretim modern üretime göre verimi ancak yüzde 30-40 arasındadır. Diğerinin 2.5-3 katı fiyat vereceksin ki üretici işini sürdürebilsin. Mesela organik gıdada 3 kilo ürün alırken diğerinde 10-12 kilo alıyorsun. Adam da, “ben 12 kilo satacağım, niye 3 kilo satayım?” diyor.

Deniz Güçer / Vatan

Bu içerik 1854 defa okundu.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Diğer Haberler

HABER HATTI

BIZI TAKIP EDIN

 TWITTER   FACEBOOK   AHSAR   GOOGLE+   

GAZETE GIDA'DA ARA


Gelişmiş Arama

GOOGLE'DA ARA

  •  
  •  
  •  

  • Bugün haber eklenmedi.

  • Son 7 gün haber eklenmedi.

  • Bu ay haber eklenmedi.

KONUK YAZARLAR

A.Rasim Küçükusta A.Rasim Küçükusta
ALÜMİNYUM FOLYOLAR SAĞLIĞIMIZI RİSKE ATIYOR
Güngör Uras Güngör Uras
Gıda maddeleri ithalatının üçte biri yağlı tohumlardan
Selim İleri Selim İleri
Pilavların dünyası
Erdem Yeşilada Erdem Yeşilada
Profesörden seçme saçmalar
Erkan Topuz Erkan Topuz
Meyvelerin kabuklarındaki mucizevi şifa
Emre Aköz Emre Aköz
Üzüm üzüme baka baka
Rüştü Bozkurt Rüştü Bozkurt
Önemli bir proje: Çocuk maması üretimi
Çapar Kanat Çapar Kanat
Tuhaf bir et ithalatı
Süleyman Yaşar Süleyman Yaşar
Türkiye'nin suyunu yabancı sermaye ele geçiriyor
Mehveş Evin Mehveş Evin
Kuraklık herkesi perişan edecek
Nedim Atilla Nedim Atilla
Bir deneysel mutfak çalışması... Antik Likya'nın lezzetleri
Fikri Türkel Fikri Türkel
Arıcılık, sadece bal üretimi değildir
Osman Arolat Osman Arolat
Dünya sebze-meyve piyasası ve biz
Osman Müftüoğlu Osman Müftüoğlu
Ekmeğin siyahı makarnanın yoğurtlusu
Selahattin Dönmez Selahattin Dönmez
Tuz yerine baharat
Mehmet Yaşin Mehmet Yaşin
Tencereden geçmişi okumak
Vahap Munyar Vahap Munyar
Yeterli kuru fasulye var mı ona bakarım fiyat yetkim yok
Mustafa Kutlu Mustafa Kutlu
Gıda hegemonyasına meydan okuyor
Mehmet Şeker Mehmet Şeker
Ayran siyasi simge olunca, içen ayrı düşer
Ali Ekber Yıldırım Ali Ekber Yıldırım
Ürün doğrulama ve takip sistemi...
Haşmet Babaoğlu Haşmet Babaoğlu
Simit!
Mustafa Altuntaş Mustafa Altuntaş
Kurban, hayvancılık ve veteriner hizmetleri
Yavuz Dizdar Yavuz Dizdar
Okul yemeklerinin kalitesizliği, almanız gereken ciddi önlemler
Ali Saydam Ali Saydam
Bizim köftecilere 'iletişim şart!'..
Nevin Halıcı Nevin Halıcı
Mübarek’i pilavla indirmek pişi ile göndermek
Hayrettin Karaman Hayrettin Karaman
Açık büfe israfı
Hikmet Boyacıoğlu Hikmet Boyacıoğlu
Ekmek ile ilgili doğrular, yanlışlar ve efsaneler
Mehmet Mert Mehmet Mert
Bitkisel üretimde kendimize yeterli miyiz?
Kemal Özer Kemal Özer
Meyve böceklerinden nasıl korunuruz?
Gila Benmayor Gila Benmayor
Altın bileziğimiz: Gastronomi
Yaşar Nuri Öztürk Yaşar Nuri Öztürk
Kur’an’a göre helal gıda
Simge Çıtak Simge Çıtak
Diyetkolik misiniz?
Nihal Kemaloğlu Nihal Kemaloğlu
Zehirli şekerimiz "nereden" geliyor?
Taylan Erten Taylan Erten
GDO'lu mısır pancara karşı
Bülent Şık Bülent Şık
Sarıkeçili yörükler ve GDO'lu pirinçler
Melis Alphan Melis Alphan
Çocuk mu kandırıyorsunuz?
Celel Toprak Celel Toprak
Sağlıklı beslenme için ortak akıl arayışı
Yaşar Süngü Yaşar Süngü
Yoksulluk, ekmeği çöpe atmakla başlıyor
Damla Çeliktaban Damla Çeliktaban
Mayanın mayası
Hilmi Develi Hilmi Develi
Plastikçilerin derdi bitmiyor..
Koray Çalışkan Koray Çalışkan
GDO-kanser ilişkisi kanıtlandı
İsmet Berkan İsmet Berkan
Demek GDO'da da bilime ihtiyaç varmış...
Esen Evran Esen Evran
Fransızlar durdu Sabancı Dia'da gazladı
Kadir Dikbaş Kadir Dikbaş
Gıdadan ilk sinyaller
Ali Ağaoğlu Ali Ağaoğlu
Hububat rallisi
Meral Tamer Meral Tamer
Organik sebze-meyveye lezzet de geldi
Funda Özkan Funda Özkan
'Okul sütünde AK Parti'ye sorulacak tek soru var'
Abdurrahman Yıldırım Abdurrahman Yıldırım
Tarım ve turizm stratejik sektörler
Cüneyt Özdemir Cüneyt Özdemir
Sütten ağzı yanan hükümet
Metin Münir Metin Münir
Tohumların dünyasında
Yasemin Bradley Yasemin Bradley
Uzun yaşam reçetelerinden biri gün aşırı aç kalmak

E-BÜLTEN


Ad Soyad:
E-Posta: