Gazete Gıda surfcera
Facebook     FriendFeed     Twitter
ANASAYFA   GÜNDEM   SEKTÖR   GURME   GIDAGÜVENLİĞİ   BESLENME   HAYAT   MEVZUAT   EKONOMİ   ŞİRKETLER   FUAR   KİTAP   SÖYLEŞİ   İNSAN   AMBAR   ARTI   
Video Galeri Foto Galeri Anket Sitene Ekle Rss Akışı Arşiv Bize Ulaşın
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kalbinizden gol yemeyin!
20 Haziran 2012, 17:39

Kalbinizden gol yemeyin!

Dr. Murat Kınıkoğlu, 'ölümcül tehlikeleri' ve sağlıklı sporun püf noktalarını anlattı... Vatan gazetesinden İlker Akgüngör'ün söyleşisi...

Hava sıcak, gündüz gölgede bile rahat nefes almak mümkün değil neredeyse... Akşam güneş battığında, serin havanın tadını çıkarmak için arkadaşlarınızla halı saha maçı yapalım diye düşünüyorsanız, dizimizin bu bölümünü okumadan plan yapmayın. Dr. Murat Kınıkoğlu, spor yaparken sizi pusuda bekleyen ‘ölümcül tehlikeleri’ ve sağlıklı sporun püf noktalarını anlattı...

KALP ve iç hastalıkları uzmanı Dr. Murat Kınıkoğlu’yla “sessiz ölüm” kalp krizinin en büyük tetikleyicisi olarak bilinen sporu masaya yatırıyoruz. Uzm. Dr. Murat Kınıkoğlu’na göre 35 yaşından sonra halı saha maçı yapmak tehlikeli. Dr. Kınıkoğlu, “40’ın üzerindeki erkeklerin yarısından çoğunun kalp damarlarında az ya da çok plak oluyor. Bu plaklar her an yırtılmaya hazır saatli bomba gibidirler. Plaklar önceden belirti vermedikleri için hasta kendisini çok iyi hisseder, akşam kesin bir gol atarım derken golü yer” diyor. Dr. Murat Kınıkoğlu spor salonlarında vücut geliştirme çalışanların kullandıkları ve adının sık duymaya başladığımız fazladan protein takviyesinin de kanser riskini arttırdığını söylüyor. İşte Kınıkoğlu’nun sorularımıza verdiği yanıtlar:

- Halı saha maçı yapmak tehlikeli mi?

35 yaşın üzerindekiler için tehlikeli. Yaş ilerledikçe, risk faktörleri arttıkça tehlike yükselir. Ülkemizde 40 yaşın üzerindeki erkeklerin yarısından çoğunun kalp damarlarında az veya çok plak vardır. Bu plaklar her an yırtılmaya hazır saatli bomba gibidirler. Hangi plağın ne zaman yırtılacağını, ne zaman damarı tıkayacağını kimse bilemez. Plaklar önceden belirti vermedikleri için hasta kendisini çok iyi hisseder, akşam kesin bir gol atarım derken golü yer.

- Halı sahada oynayanlar çoğunlukla 35 yaşın üzerindeler, çoğunluk bana bir şey olmaz diye düşünüyor, özellikle kimler dikkat etmeli?

Haklısınız ben de 40 yaşıma kadar halı sahada maç yaptım. 40’dan sonra tenise başladım. Aslında tenis de kalp krizi açısından en az futbol kadar tehlikelidir. İstanbul’da yılda ortalama iki veteran tenisçi kortta kalp krizi geçirir. Spor salonlarında da kalp krizi olaylarını sık görüyoruz. Bu tip zorlamalı spor yapanlar birlikte risk faktörleri varsa daha dikkatli olmalılar. Aşağıda saydığım risk faktörlerinden ikisi birden olan kişi kesinlikle zorlamalı (yarışmacı) spor yapmamalı. Diyelim sigara içen birisiniz bir yandan da tansiyon tedavisi alıyorsunuz, iki risk faktörü eder, ben o kişinin yerinde olsam tempolu yürüyüş dışında spor yapmam.

- Halı sahada ayda bir kez maç yapanla haftada üç kez maç yapanın riski aynı mıdır?

Bu sorunun iki cevabı var. Eğer risk faktörleri fazla bir kişiyseniz, örneğin sigara içen, kilolu birisiyseniz ayda on kere halı saha maç yapmak on kere Rus ruleti oynamak demektir, tabii ki kalp krizi riskinizi artırırsınız. Buna karşılık düzenli spor yapan kişilerde kalp krizi riski yüzde 45 oranında azalır. Dolayısıyla sık maç yapmanın bir anlamda faydası vardır. Durup durup kırk yılın başında bir halı saha maçı yaparsanız damarlardaki plaklar hazırlıksız yakalanır, kalp krizi riski de artar.

- Bir yakınım ya da bir arkadaşım yanımda kalp krizi geçiriyor ben ne yapmalıyım?

1- İlk yapacağınız iş hastanın ve çevredekilerin sakinleşmesini sağlamak, paniği önlemek olmalıdır. Kriz geçiren kişiyi yere yatırmakta veya oturur pozisyona getirmekte fayda var. Ceketini çıkarın, kravatı varsa gevşetin, gömlek giyiyorsa yaka düğmelerini açın, kapalı bir yerdeyseniz pencereleri açın, kalabalığı dağıtarak hastanın rahat soluk alıp vermesini sağlayın.

2- Ağzına yarım adet aspirin (500 mg’lık normal aspirinin yarısı) verip çiğnemesini isteyin.

3- Kalp hastası olup olmadığını sormak, yanında dil altı ilacı varsa dilinin altına bir tane koymak iyi olur. Ancak hastanın tansiyonu düşükse, soğuk terliyorsa, rengi bembeyazsa, baygınlık hali varsa, dil altı vermek doğru olmaz.

4- Hemen bir ambulans çağırın, bu arada sorumlu kişiye ambulansın kaç dakikada ulaşabileceğini sorun. Süre verilmiyorsa veya yarım saati geçen bir süre veriliyorsa hastayı kendi imkanlarınızla en yakın hastaneye taşıma imkanını düşünün.

5- Hastanın şuurunu kaybetmesi halinde başını yana çevirin, ayaklarını yukarı kaldırın.

6- Kendine gelmemesi halinde solunum ve kalp masajı yapmak gerekir.

- Riskli kişiler nasıl spor yapmalı?

Heyecan ve eğlenceyi ön planda tutanlar golf oynayabilirler. Amaç sağlık ve fit olmaksa yarışmacı spor yapmaya, spor salonlarına para vermeye gerek yoktur. Spor salonuna kaydolup gitmeyen kişilerin yatırdıkları paralarla Istanbul’a bir kaç olimpik stat yapılırdı. Türk erkekleri “Yarın spora başlıyorum,” demeyi cok sever. Eşofmanlar ve spor ayakkabısı yenilenir, iki üç kez gittikten sonra bahaneler başlar; işten geç çıkıyorum, bugün yorgunum, bugün canım istemiyor derken bir bakmışız göbek daha da büyümüş. Sporda önemli olan istikrardır. Her gün yapılırsa günde yarım saat tempolu yürüyüş ya da yüzme yeterli olur. Yüzme imkanı olmayan ya da dizinde bir rahatsızlık olduğu için yürüyemeyen kişiler de örnek egzersiz hareketlerini evde her gün 30 dakikalarını ayırarak yaparlarsa düzenli ve kalbe yararlı spor yapmış olurlar.

- Spor salonlarında çalışan kişilerin protein takviyesi aldığını duyuyoruz, bir zararı var mı?

Var. Kas eşittir hayvansal protein, et, süt, yumurta eşitlemesi çok bilinen ancak doğru olmayan bir ezberdir. Yoğun spor yapanlar, atletler, özellikle vücut geliştirme sporu ile ilgilenenler kaslarının gelişmesi için mutlaka ilave proteine ihtiyaçları olduğunu düşünürler. Oysa hiç hayvansal protein almadan bile güçlü kaslara sahip olmak mümkündür. Prof. Dr. Colin Campbell’ın uzun yıllar süren “China Study” çalışması fazla proteinin kanser riskini artırdığını kesin olarak göstermiştir. “Kanser riskinin artması önemli değil yeter ki vücudum güzel olsun” demiyorsanız bırakın ekstra protein desteği almayı günlük et tüketiminizi bile sınırlamanızı öneririm. Fazla protein böbrekler için ekstra yük yapar, üre ve ürik asit gibi atık maddelerin artmasına neden olur, tansiyonu yükseltir. Protein destekleri içinde en çok “creatin” amino asidi kullanılır, bu maddenin gerçekten kas kütlesini artırıcı rolü vardır. Buna karşılık dışarıdan creatin alımının vücudun kendi creatin üretimini durdurma/tembelleştirme tehlikesi de vardır. Protein desteklerinin bir diğer tehlikesi kan asiditesini artırmasıdır. Bu da kemiklerden kana fazladan kalsiyum verilmesine neden olarak kemik erimesi yapar. Protein desteklerinin son bir yan tesiri de böbrek taşı oluşturma riskidir. Buradan gençleri uyarmak istiyorum birkaç yaz daha güzel görünmek için gelecek yıllarını tehlikeye atmasınlar.

ÖRNEK EGZERSİZ HAREKETLERİ


1- Yarım çömelme

hareketi: Bacak ve kalça kasları diz kapaklarımıza binen yükün azaltılması açısından çok önemlidir. Ayaklarınızı omuzlarınız hizasında açın. Aşağıdaki resimde olduğu gibi (küçük resimdeki yanlış) sırtınız dik olarak sanki bir sandalyeye oturuyormuş gibi yarım çömelin ve ona, yirmiye, otuza kadar sayın. Sonra doğrulup dinlendikten sonra hareketi tekrar edin. Kaslarınız güçlendikçe sayıyı artırın.

2- Yukarı itme:

Göğüs, omuz, kol hatta karın ve bacak kaslarını bile çalıştırır. Yüzükoyun yere uzanın. Ellerinizi omuzlarınız hizasında açtıktan sonra gövdenizi yukarı doğru kaldırın. İlk günler dizinizi yerden kaldırmadan yapın. Kollarınız yeteri kadar güçlendikten sonra dizlerinizi yere değdirmeden yapmaya çalışın.

3- Karın kasları için:

Yere uzanın, eller başınızın altında olarak gövdenizi doğrultmaya çalışıp karın kaslarınız acıyana kadar durun. Bu hareketi yaparken çeneniz gövdenize değmesin (Arada bir elma olduğunu düşünün.)

4- Bel, sırt ve kol

kasları için: Sırt üstü yatıp ayakları dizden kırın sonra eller yanda yeri destekleyecek şekilde poponuzu yerden kaldırmaya çalışın, durabildiğiniz kadar durduktan sonra tekrar rahatlayın.

5- Bir bacak yana çökme hareketi:

Bir bacağı düz olarak yana alın diğer bacağı bükerek çökün. Mümkün olduğu kadar vücudun üst kısmı dik olsun. Sayabildiğiniz kadar sayıp doğrulun ve öbür bacakla hareketi tekrar edin.


ÖNEMLİ RİSK FAKTÖRLERİ:

1 Yüksek tansiyon

2 Sigara

3 Az da olsa şeker

yüksekliği

4 Kolesterol yüksekliği

5 Ailede 55 yaşından önce kalp krizi veya ani ölüm olması

6 Şişmanlık, bel çevresinin yağlı olması

Bu içerik 1663 defa okundu.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Diğer Haberler

HABER HATTI

BIZI TAKIP EDIN

 TWITTER   FACEBOOK   AHSAR   GOOGLE+   

GAZETE GIDA'DA ARA


Gelişmiş Arama

GOOGLE'DA ARA

  •  
  •  
  •  

  • Bugün haber eklenmedi.

  • Son 7 gün haber eklenmedi.

  • Bu ay haber eklenmedi.

KONUK YAZARLAR

A.Rasim Küçükusta A.Rasim Küçükusta
ALÜMİNYUM FOLYOLAR SAĞLIĞIMIZI RİSKE ATIYOR
Güngör Uras Güngör Uras
Gıda maddeleri ithalatının üçte biri yağlı tohumlardan
Selim İleri Selim İleri
Pilavların dünyası
Erdem Yeşilada Erdem Yeşilada
Profesörden seçme saçmalar
Erkan Topuz Erkan Topuz
Meyvelerin kabuklarındaki mucizevi şifa
Emre Aköz Emre Aköz
Üzüm üzüme baka baka
Rüştü Bozkurt Rüştü Bozkurt
Önemli bir proje: Çocuk maması üretimi
Çapar Kanat Çapar Kanat
Tuhaf bir et ithalatı
Süleyman Yaşar Süleyman Yaşar
Türkiye'nin suyunu yabancı sermaye ele geçiriyor
Mehveş Evin Mehveş Evin
Kuraklık herkesi perişan edecek
Nedim Atilla Nedim Atilla
Bir deneysel mutfak çalışması... Antik Likya'nın lezzetleri
Fikri Türkel Fikri Türkel
Arıcılık, sadece bal üretimi değildir
Osman Arolat Osman Arolat
Dünya sebze-meyve piyasası ve biz
Osman Müftüoğlu Osman Müftüoğlu
Ekmeğin siyahı makarnanın yoğurtlusu
Selahattin Dönmez Selahattin Dönmez
Tuz yerine baharat
Mehmet Yaşin Mehmet Yaşin
Tencereden geçmişi okumak
Vahap Munyar Vahap Munyar
Yeterli kuru fasulye var mı ona bakarım fiyat yetkim yok
Mustafa Kutlu Mustafa Kutlu
Gıda hegemonyasına meydan okuyor
Mehmet Şeker Mehmet Şeker
Ayran siyasi simge olunca, içen ayrı düşer
Ali Ekber Yıldırım Ali Ekber Yıldırım
Ürün doğrulama ve takip sistemi...
Haşmet Babaoğlu Haşmet Babaoğlu
Simit!
Mustafa Altuntaş Mustafa Altuntaş
Kurban, hayvancılık ve veteriner hizmetleri
Yavuz Dizdar Yavuz Dizdar
Okul yemeklerinin kalitesizliği, almanız gereken ciddi önlemler
Ali Saydam Ali Saydam
Bizim köftecilere 'iletişim şart!'..
Nevin Halıcı Nevin Halıcı
Mübarek’i pilavla indirmek pişi ile göndermek
Hayrettin Karaman Hayrettin Karaman
Açık büfe israfı
Hikmet Boyacıoğlu Hikmet Boyacıoğlu
Ekmek ile ilgili doğrular, yanlışlar ve efsaneler
Mehmet Mert Mehmet Mert
Bitkisel üretimde kendimize yeterli miyiz?
Kemal Özer Kemal Özer
Meyve böceklerinden nasıl korunuruz?
Gila Benmayor Gila Benmayor
Altın bileziğimiz: Gastronomi
Yaşar Nuri Öztürk Yaşar Nuri Öztürk
Kur’an’a göre helal gıda
Simge Çıtak Simge Çıtak
Diyetkolik misiniz?
Nihal Kemaloğlu Nihal Kemaloğlu
Zehirli şekerimiz "nereden" geliyor?
Taylan Erten Taylan Erten
GDO'lu mısır pancara karşı
Bülent Şık Bülent Şık
Sarıkeçili yörükler ve GDO'lu pirinçler
Melis Alphan Melis Alphan
Çocuk mu kandırıyorsunuz?
Celel Toprak Celel Toprak
Sağlıklı beslenme için ortak akıl arayışı
Yaşar Süngü Yaşar Süngü
Yoksulluk, ekmeği çöpe atmakla başlıyor
Damla Çeliktaban Damla Çeliktaban
Mayanın mayası
Hilmi Develi Hilmi Develi
Plastikçilerin derdi bitmiyor..
Koray Çalışkan Koray Çalışkan
GDO-kanser ilişkisi kanıtlandı
İsmet Berkan İsmet Berkan
Demek GDO'da da bilime ihtiyaç varmış...
Esen Evran Esen Evran
Fransızlar durdu Sabancı Dia'da gazladı
Kadir Dikbaş Kadir Dikbaş
Gıdadan ilk sinyaller
Ali Ağaoğlu Ali Ağaoğlu
Hububat rallisi
Meral Tamer Meral Tamer
Organik sebze-meyveye lezzet de geldi
Funda Özkan Funda Özkan
'Okul sütünde AK Parti'ye sorulacak tek soru var'
Abdurrahman Yıldırım Abdurrahman Yıldırım
Tarım ve turizm stratejik sektörler
Cüneyt Özdemir Cüneyt Özdemir
Sütten ağzı yanan hükümet
Metin Münir Metin Münir
Tohumların dünyasında
Yasemin Bradley Yasemin Bradley
Uzun yaşam reçetelerinden biri gün aşırı aç kalmak

E-BÜLTEN


Ad Soyad:
E-Posta: