Gazete Gıda surfcera
Facebook     FriendFeed     Twitter
ANASAYFA   GÜNDEM   SEKTÖR   GURME   GIDAGÜVENLİĞİ   BESLENME   HAYAT   MEVZUAT   EKONOMİ   ŞİRKETLER   FUAR   KİTAP   SÖYLEŞİ   İNSAN   AMBAR   ARTI   
Video Galeri Foto Galeri Anket Sitene Ekle Rss Akışı Arşiv Bize Ulaşın
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Taze gıda ürünlerinde büyüyecek
29 Mayıs 2012, 15:56

Taze gıda ürünlerinde büyüyecek

Türkiye'de gıdada yaratılan en değerli markalardan biri olan Dardanel'e imzasını atan Niyazi Önen, içinde bulunduğu finansal borç sıkıntısını yeni bir hamleyle sonlandırmayı planlıyor

Dardanel markasını yaratan, 2001 yılından beri banka borçlarını yeniden yapılandırmakla uğraşan, geçen ay bu yolda Yıldız Holding ile yapmak üzere olduğu ortaklık son anda bozulan Niyazi Önen, yeni hareket planını anlattı.

Önen, taze gıda ürünlerinde Mr. No markası ile büyüyeceklerini, Dardenia markası ile balık fast food'da iddialı hedefleri olduğunu, salça fabrikasını ise satacaklarını söyledi. Önen, "5 yıl sonra bu şirket 1 milyar euro ciroya ulaşacak" iddiasında bulundu.

Niyazi Önen gençlere yazdığı bir mektupta "Başarı ile başarısızlık arasında çok ince bir çizgi vardır" diyor. Türkiye'de gıdada yaratılan en değerli gıda markalarından biri olan Dardanel'e imzasını atan Önen, 2001'den beri boğuştuğu finansal borç sıkıntısını yeni bir çıkışla sonlandırmayı planlıyor.

Dardanel'in finansal sorunlarını proje kredisi ile bitireceğini ve haziran sonunda üretime başlayacağını anlatan Önen iddialı. "5 yıl sonra 1 milyar euro ciroyu aşarız" diyor. Bu sıkıntılar yaşanmasaydı bugün Dardanel'in cirosunun 1 milyar doların üzerinde olacağını iddia ediyor.

Niyazi Önen’in sahip olduğu Dardanel’in, 2000 krizinin ardından girdiği finansal sıkıntıdan çıkma çabaları bu ay başında yine bankalara takıldı. Aralık 2011’de Asia Debt Asset Management Hong Kong Limited (ADM Capital) ve Ülker’in ana ortağı Yıldız Holding arasında varılan ortaklık anlaşması, ADM Capital ve Yıldız Holding, Dardanel’in borçlu olduğu bankalarla yapılan görüşmelerde
ödeme miktarında uzlaşamayınca iptal oldu.

ARTIK YORULDUK, PROJE KREDİSİ ALIP YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ

Niyazi Önen 'artık yorulduk' dediği süreci şöyle anlatıyor: "Ortaklık süreci Rekabet Kurulu ve SPK izinleri nedeniyle biraz gecikti. Onay çıktıktan sonra anlaşılan banka, daha önce anlaşılmış
rakama itiraz etti. Böyle olunca 1 ay kadar uğraştık, biz tekrar devreye girdik. Bankayı da diğer tarafı da ikna edemedik. İki yıldan beri devam ettiriyorduk bu ortaklık sürecini, biraz da ağır gidiyordu her nedense, şirketin çok iyi bir finansal yapıya gelmesi için biz elimizden gelen gayreti gösterdik.
Ama olmadı..."

Ülker- Yıldız Grubu'na hiçbir kırgınlıkları olmadığını söylüyor Önen, "Ne onların ne de bizim ortaklığın bozulmasında bir dahlimiz oldu. Bir kırgınlık söz konusu değil. Ton balığında iki firma var bugün, biri Kerevitaş-Yıldız Holding biri de biz. Şimdi artık iki firma rekabete devam edecek. Bunun da Türkiye'de bu pazarın büyümesine, tüketiciye bir avantajı olacaktır diye düşünüyorum" diyor.

Peki bundan sonra ne yapılacak?

Niyazi Önen bu soruyu cevaplarken Dardanel'in Türkiye'de yaratılan en önemli 5 gıda markasından biri olduğunu, katmadeğerli bir şirket olduğunu anlatıyor. "Artık biz de yorulduk, ortaklıktan
ziyade mevcut finansal borçlarımızı sıfırlayacak proje kredisi için çalışıyoruz. Çünkü bankaların vermiş oldukları borç iskonto oranı bizim için şu anda bir avantaj teşkil ediyor. Temerrüdler, geçmişten gelen aşırı faizler kalktı. Gerçek seviyesine inen bir rakam var. O rakamı ödeyip yolumuza devam edeceğiz."

Bankalara ödenecek miktarın 50 milyon dolar civarında olduğunu söylüyor Niyazi Önen. Dardanel'in normal şartlarda çalıştığında vergi ve amortisman öncesi karının 20 milyon dolar seviyesinde olduğunu belirtiyor. "Çok vakit kaybettik, bir finans kaynağı bulma konusunda belki bizim de başarısızlığımız oldu" diyerek özeleştiri yapıyor ve yaşananları şöyle anlatıyor: "Etrafta çok Dardanel ismi dolaştı. Şirket yıprandı, yoruldu. Bu markayı kuran biziz, Dardanel markası şu anda 40 ila 50 milyon dolar bir piyasa değerine sahip Deloitte'in son araştırmasına göre. Biz bu sorunların
kesinlikle hakkından gelebiliriz. Şu anda proje kredisi için bankalarla masadayız."

Son 10 yılda Dardanel'in hiçbir bankadan ilave 1 kuruş bile kredi almadığını anlatıyor Niyazi Önen. İstanbul Yaklaşımı'nı imzalaması sonrası kendilerinden hiçbir işletme sermayeleri olmadan borcu ödemelerinin, yani bir anlamda şapkadan tavşan çıkarmalarının istendiğini söylüyor. "Bize finansal ortak, stratejik ortak bulun, borcunuzdan iskonto yapalım denildi. Ama tam işin bitmesi aşamasında borcu bir tık daha artırıyorlar."

KAPASİTESİ KULLANILIRSA CİRO 400 MİLYON EUROYU BULUR

Dardanel'in halen 40 bin ton ton balığı üretim kapasitesi var. Niyazi Önen yeterli iş sermayesi olursa bunun 10 bin tonluk kısmını iç pazara, geri kalan kısmını Avrupa'ya ihracat olarak planladıklarını anlatıyor. Bu rakamlara ulaşılırsa yıllık 400 milyon euroluk bir ciroya ulaşılabileceğini söylüyor.

"Potansiyelimiz geniş, bu işler için herhangi bir yatırıma da ihtiyaç yok. Bizim modelimiz bir case. İstanbul Yaklaşımı'nı imzaladık. Hiçbir işletme sermayesi almadık, elimiz kolumuz bağlandı. Bankalarla imzalamıştık sözleşmeyi, bize dışarıdan bul dediler, dışarıdaki bankalar ise 'niye onlar vermiyor' diye çekingen davrandılar. Bir Türk markası olarak cezalandırılmış olduk. Gerçek borcumuz 40 milyon dolarken şişirilince İstanbul Yaklaşımı'na girerken 130 milyon dolara çıktı. "Siz
parayı getirin, iskonto yapacağız" dediler, tamam şimdi yapıyorlar ama rakam büyük olunca finans çevreleri bu rakamdan rahatsız oldu. Sadece markaya yaptığımız reklam tanıtım yatırımı
10 yılda 50 milyon dolar. Biz şimdi bunları kapatıp yeni bir sayfa açıyoruz. Çok iyi bir noktaya getireceğiz markayı." Niyazi Önen 1 Temmuz itibarıyla üretime tam kapasite ile başlamayı
hedeflediklerini anlatıyor. Yaptıkları iş planına göre ilk yıl için 10 bin tonluk yurt içi, 6 bin tonluk ihracat ile başlanacak. Daha sonra ihracattaki kapasite artırılacak. İlk yıl için planlanan
ihracat, dolar bazında 100 milyon dolar seviyesinde. "Devlet yeni teşvikler veriyor istihdamı artırmak için. Bu şirketin tam kapasiteyle çalıştığında istihdamı 2000 kişilere çıkıyor, bunun önünü tıkamayacaklarını tahmin ediyorum" diyor. Dardanel'de halen 692 kişi çalışıyor.

NİYAZİ ÖNEN İSMİNDEN YOLA ÇIKTI MR. NO MARKASINI BÜYÜTECEK

Dardanel'in en önemli ürünü ton balığı. Ama yeni ürünler de geliyor. "Biz hep yenilikçi ürünler peşindeyiz. Taze ürünler, sandviçler, kekler, pizza, salatalar, soslar gibi yeni ürün portföyüne ilgi duyduk. Bunun için ayrı bir şirket kurduk. Bundan sonra Dardanel markasını stratejik olarak sadece deniz ürünlerinde kullanacağız. Bu yeni markalarımız için Niyazi Önen isminden hareketle Mr. No markasını yarattık." Niyazi Önen Mr. No markasının altını, 'Katkı maddesine No' gibi sloganlarla dolduracaklarını anlatıyor. İkinci yeni iş alanları ise Türk halkına daha fazla balık yedirebilmek
amacıyla yarattıkları balık fast food zinciri. Dardenya adıyla İstanbul'da ilk iki şube açılmış. Fiyatların ulaşılabilir, sushi ve tempura gibi, Lagos Şiş Izgara gibi farklı ürünlerin, özel ekmeklerin
olduğu bir zincir bu. Niyazi Önen kendi deyimiyle son hobisi olan restoran konseptini şöyle anlatıyor: "Küçük fikirlerden büyük işler doğar. Bu tip konseptlerin hep yurtdışından gelecek hali yok. Hiç taklit olmayan yeni bir konsepti neden yaratmayalım diye düşündük. Türk halkı balık ekmek sever. Özel ekmeklerimizle balık ekmeklerin olduğu farklı bir konsept yarattık. Mimar Reşit Soley dostumuz amatör ruhla dizaynı yarattı. İlki Bağdat Caddesi'nde, ikincisi Maslak'ta açıldı."

RESTORAN ZİNCİRİ KONSEPTİNE YURTDIŞINDAN DA BÜYÜK TALEP VAR

Halen gerçek anlamda 150-200 franchise talebi aldıklarını anlatıyor Niyazi Önen. Gelen müşterilerin konsepti beğenerek yatırımcı olmak istediklerini söylüyor. Yurtdışından da önemli talep
alıyorlar Dardenya'ya. "Franchise için hiç acelemiz yok. Önce birkaç dükkan daha açıp operasyonu dört dörtlük çalışır hale getirir hale getirmek istiyoruz. Japonya'dan know-how alıyoruz ürünler için. Hep taze balıklar kullanıyoruz. Çok büyüyebilecek bir iş bu. Amacımız global bir zincir olmak. Yalnız İstanbul'da 4-5 yılda 50-55 restorana çıkabiliriz. Yurtdışından Avrupa'dan, Ortadoğu'dan bile franchise talepleri alıyoruz." Sandviç satışında çok iyi bir noktaya gelmiş Dardanel. Yılda 6-7 milyon adetlik bir satış açıklıyor Niyazi Önen. Şimdi bu sandwiçler de Mr. No markasına dönüşecek.
Önen 1800 tonluk orkinos çiftliği kapasiteleri ve izinleri olduğunu, Japonlarla farklı ürünler için topraksız tarım projesi üzerinde de çalıştıklarını anlatıyor. "Mango, yeşil salatalar, mantar... Japonların teknolojisiyle katma değerli ürünler üreteceğiz."

DONDURULMUŞ GIDAYI DÜŞÜNMEYİZ, SALÇA VE KONSERVEDEN ÇIKTIK

Başkalarının yaptığı hiçbir işi yapmadıklarını vurguluyor. Bunun tek bir istisnası olmuş; salça. "Onda da başarısız olduk. Üretim yapmıyoruz artık. Sebze konserveleri üretimine de devam etmeyeceğiz. Salça fabrikamızı satmayı düşünüyoruz." Dondurulmuş  ürünler de Dardanel'in çıktığı bir alan. "Dodurulmuş ürünlere ilk girenlerdendik. Hâlâ da tüketici araştırmalarında ilk sıralarda çıkıyoruz.
Ama dondurulmuş gıda işi Türkiye'de çok hızlı büyümedi. Geri dönüşü çok uzun, çok maliyetli bir alan. Biz artık düşünmüyoruz dondurulmuş gıda." Önen bu noktada gelecek stratejilerini özetliyor: "Bundan sonrası için kafamız çok net; Dardanel markası ile deniz ürünleri. Taze ürünler Mr. No markasıyla, restoran zinciri de Dardenya markasıyla... Bu şekilde devam edeceğiz. Her üçünün de önü inanılmaz açık; onlarca milyar dolarlık iş potansiyeli olan işler."

Gökçeada 6'ncı bölge oldu, fabrikaları oraya kaydırabiliriz

Dardanel'in Çanakkale'deki fabrikaları şehrin merkezinde kalmış. Önen, 100 dönümü bulan bu arazinin artık konut olarak değerlendirilebilecek çok kıymetli bir hale geldiğini anlatıyor. "Bu fabrikanın taşınması mantıklı. Sadece konut yaparak bile şirketin tüm finansal borçlarını ödeyebilecek bir gayrimenkule sahip şu anda şirket. Gökçeada ve Bozcaada 6'ncı bölgeye girdi son
teşvikle. Bunun üzerinde çalışıyoruz, yatırımlarımızın bir bölümünü Gökçeada'ya taşıyabiliriz. Ton balığı kısmını götürebiliriz. Veya Çanakkale Organize Sanayi Bölgesi olabilir. Ama oradaki teşvikler az. Veya radikal bir karar alıp diğer 6'ncı bölgelere bakabiliriz; Samsun, Sinop, Ordu, güneyde Urfa olabilir. Ama benim gönlüm yine bu işin Çanakkale'de kalması yönünde."

Çanakkale Dardanelspor'a 30 milyon $ harcamışımdır

Niyazi Önen, Çanakkale Dardanelspor konusunda hâlâ ilk günkü heyecanı hissediyor. Spora yatırım yaptığı için hiç pişman değil. "En az 30 milyon dolar harcamışızdır ama markamızın tanınması açısından muhakkak etkisi oldu. Bir model yarattık, altyapı yarattık, 200 genç futbolcumuz var. Artık çok daha küçük rakamlarla, çünkü artık kendimiz yetiştiriyoruz futbolcuları yine iddialı olacağız."

Yunanistan devre dışı kaldı denizlerimizden çekilen Türk tekneleri Afrika'da avlanabilir
Niyazi Önen, Deniz Ürünleri Sanayicileri Derneği'nin Yönetim Kurulu Başkanlığı’na yeniden seçildi. "Bu son 2 yılım, bana görev verdiler ama sonra kesin görevi genç arkadaşlara devredeceğim" diyor ve projelerini şöyle anlatıyor: "Amacımız su ürünleri tüketimini artırmak.

Birçok engel oluyor, bunlarla uğraşıyoruz. Balıkçılık Bakanlığı oluşturulması bu işi büyütmek için çok önemli bir adım olur. Yeni yönetimimizle gidip bakana bunu anlatacağız. 500 milyon dolarlık ihracatı var Türkiye'nin su ürünlerinde. Hızla büyüyor. Kişi başı 8 kilo deniz ürünü tüketiyoruz Türkiye'de. Bunu 70 milyon çarpı 8, çarpı 3 dolar kilo başına diye hesapladığınızda bu işin büyüklüğü ortaya çıkıyor. Ama önündeki sorunlar, özellikle kültür balıkçılığı alanındaki çatışma bitsin, yeni alanlar belirlensin, bürokrasi azalsın, müthiş bir büyüme potansiyelimiz var. Yunanistan'ın krizden dolayı ihracatının azalması önümüze müthiş bir avantaj getirdi. Tarım Bakanlığı'nı kutluyoruz, denizdeki tekne sayısını azaltma kararı alındı. Resmi Gazete'de yayınlandı, herkesin teknesine göre bir bedel belirlendi. "İstersen tekneni getir, alayım" diyor. Doğalkaynaklarımızın sömürülmesini getiren aşırı avlanmayı bu şekilde önlemiş olacağız. Dolayısıyla sürdürülebilir bir üretim olacak. Açığa çıkan teknelerle de biz Kuzey ve Batı Afrika ülkelerinde avlanma yapabiliriz. İspanyollar, Portekizliler zaten orada. Cezayir'le, Fas’la, Senagal'le Türk bayraklı teknelerin orada avlanmasına imkan sağlayacak ikili anlaşmalar yapılır bürokrasi azalırsa çok esaslı bir potansiyel ortaya çıkacaktır."

Nerelerde hata yaptı?

Niyazi Önen, son 10 yıla bakıp bir değerlendirme yapıyor. Nerede hata yaptı, şimdi olsa neyi yapmazdı?

- Senaryolarımızda krizler yoktu. Öngöremedik, kriz olursa ne yaparız diye planlayamadık. Anadolulu müteşebbis, sanayici zaten böyle oluyor.

- Müteşebbisler koşuyorlar, arkada, teknik kadroda onları frenleyecek, uzun vadeli, düşük kredili finans imkanlarını sağlayacak bir ekip olması gerekliymiş.
Orada zayıf kalmışız.

- Yanlış yatırımlarımız var; çok ayrı sektörlere girdik. O kadar farklı sektöre girmek doğru değil. Uçaktı, Quick Burger'di... Yeni işler yapmanın da riski bu. Her şeyin bir bedeli oluyor.
Ekonomi iyi yolda ama ah bir de bürokrasi olmasa
"Avrupa kaynaklı kredi maliyetlerinde bir yükselme ve daralma olacağı belli. Ama iç pazar canlı, talep var. Hükümetin ekonomi yönetiminde son derece başarılı olduğuna inanıyorum. Hainlik yapmamamız lazım; yıllardan beri yapılması istenen ama yapılamayan pek çok şeyin önü açıldı. Bir tek bürokrasiyi bitiremedi hükümet. Çok engelle karşı karşıya kalıyoruz."

Özlem Ermiş Beyhan / Dünya
29 Mayıs 2012

Bu içerik 2241 defa okundu.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Diğer Haberler

HABER HATTI

BIZI TAKIP EDIN

 TWITTER   FACEBOOK   AHSAR   GOOGLE+   

GAZETE GIDA'DA ARA


Gelişmiş Arama

GOOGLE'DA ARA

  •  
  •  
  •  

  • Bugün haber eklenmedi.

  • Son 7 gün haber eklenmedi.

  • Bu ay haber eklenmedi.

KONUK YAZARLAR

A.Rasim Küçükusta A.Rasim Küçükusta
ALÜMİNYUM FOLYOLAR SAĞLIĞIMIZI RİSKE ATIYOR
Güngör Uras Güngör Uras
Gıda maddeleri ithalatının üçte biri yağlı tohumlardan
Selim İleri Selim İleri
Pilavların dünyası
Erdem Yeşilada Erdem Yeşilada
Profesörden seçme saçmalar
Erkan Topuz Erkan Topuz
Meyvelerin kabuklarındaki mucizevi şifa
Emre Aköz Emre Aköz
Üzüm üzüme baka baka
Rüştü Bozkurt Rüştü Bozkurt
Önemli bir proje: Çocuk maması üretimi
Çapar Kanat Çapar Kanat
Tuhaf bir et ithalatı
Süleyman Yaşar Süleyman Yaşar
Türkiye'nin suyunu yabancı sermaye ele geçiriyor
Mehveş Evin Mehveş Evin
Kuraklık herkesi perişan edecek
Nedim Atilla Nedim Atilla
Bir deneysel mutfak çalışması... Antik Likya'nın lezzetleri
Fikri Türkel Fikri Türkel
Arıcılık, sadece bal üretimi değildir
Osman Arolat Osman Arolat
Dünya sebze-meyve piyasası ve biz
Osman Müftüoğlu Osman Müftüoğlu
Ekmeğin siyahı makarnanın yoğurtlusu
Selahattin Dönmez Selahattin Dönmez
Tuz yerine baharat
Mehmet Yaşin Mehmet Yaşin
Tencereden geçmişi okumak
Vahap Munyar Vahap Munyar
Yeterli kuru fasulye var mı ona bakarım fiyat yetkim yok
Mustafa Kutlu Mustafa Kutlu
Gıda hegemonyasına meydan okuyor
Mehmet Şeker Mehmet Şeker
Ayran siyasi simge olunca, içen ayrı düşer
Ali Ekber Yıldırım Ali Ekber Yıldırım
Ürün doğrulama ve takip sistemi...
Haşmet Babaoğlu Haşmet Babaoğlu
Simit!
Mustafa Altuntaş Mustafa Altuntaş
Kurban, hayvancılık ve veteriner hizmetleri
Yavuz Dizdar Yavuz Dizdar
Okul yemeklerinin kalitesizliği, almanız gereken ciddi önlemler
Ali Saydam Ali Saydam
Bizim köftecilere 'iletişim şart!'..
Nevin Halıcı Nevin Halıcı
Mübarek’i pilavla indirmek pişi ile göndermek
Hayrettin Karaman Hayrettin Karaman
Açık büfe israfı
Hikmet Boyacıoğlu Hikmet Boyacıoğlu
Ekmek ile ilgili doğrular, yanlışlar ve efsaneler
Mehmet Mert Mehmet Mert
Bitkisel üretimde kendimize yeterli miyiz?
Kemal Özer Kemal Özer
Meyve böceklerinden nasıl korunuruz?
Gila Benmayor Gila Benmayor
Altın bileziğimiz: Gastronomi
Yaşar Nuri Öztürk Yaşar Nuri Öztürk
Kur’an’a göre helal gıda
Simge Çıtak Simge Çıtak
Diyetkolik misiniz?
Nihal Kemaloğlu Nihal Kemaloğlu
Zehirli şekerimiz "nereden" geliyor?
Taylan Erten Taylan Erten
GDO'lu mısır pancara karşı
Bülent Şık Bülent Şık
Sarıkeçili yörükler ve GDO'lu pirinçler
Melis Alphan Melis Alphan
Çocuk mu kandırıyorsunuz?
Celel Toprak Celel Toprak
Sağlıklı beslenme için ortak akıl arayışı
Yaşar Süngü Yaşar Süngü
Yoksulluk, ekmeği çöpe atmakla başlıyor
Damla Çeliktaban Damla Çeliktaban
Mayanın mayası
Hilmi Develi Hilmi Develi
Plastikçilerin derdi bitmiyor..
Koray Çalışkan Koray Çalışkan
GDO-kanser ilişkisi kanıtlandı
İsmet Berkan İsmet Berkan
Demek GDO'da da bilime ihtiyaç varmış...
Esen Evran Esen Evran
Fransızlar durdu Sabancı Dia'da gazladı
Kadir Dikbaş Kadir Dikbaş
Gıdadan ilk sinyaller
Ali Ağaoğlu Ali Ağaoğlu
Hububat rallisi
Meral Tamer Meral Tamer
Organik sebze-meyveye lezzet de geldi
Funda Özkan Funda Özkan
'Okul sütünde AK Parti'ye sorulacak tek soru var'
Abdurrahman Yıldırım Abdurrahman Yıldırım
Tarım ve turizm stratejik sektörler
Cüneyt Özdemir Cüneyt Özdemir
Sütten ağzı yanan hükümet
Metin Münir Metin Münir
Tohumların dünyasında
Yasemin Bradley Yasemin Bradley
Uzun yaşam reçetelerinden biri gün aşırı aç kalmak

E-BÜLTEN


Ad Soyad:
E-Posta: