Gazete Gıda surfcera
Facebook     FriendFeed     Twitter
ANASAYFA   GÜNDEM   SEKTÖR   GURME   GIDAGÜVENLİĞİ   BESLENME   HAYAT   MEVZUAT   EKONOMİ   ŞİRKETLER   FUAR   KİTAP   SÖYLEŞİ   İNSAN   AMBAR   ARTI   
Video Galeri Foto Galeri Anket Sitene Ekle Rss Akışı Arşiv Bize Ulaşın
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
GDO'LU 10 MISIRA DAHA İTHALAT İZNİ ÇIKIYOR
28 Eylül 2011, 01:37

GDO'LU 10 MISIRA DAHA İTHALAT İZNİ ÇIKIYOR

Genetiği değiştirilmiş 10 mısır çeşidinin daha ithalatına izin verilmesi bekleniyor

Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Derneği İktisadi İşletmesi, Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçılar Birliği Derneği ve Yumurta Üreticileri Merkez Birliği'nin başvurusu üzerine genetiği değiştirilmiş 10 mısır çeşidinin daha ithalatına izin verilmesi bekleniyor.

Genetiği değiştirilmiş (GDO) 10 mısır çeşidine daha ithalat izni çıkıyor. Biyogüvenlik Kurulu, 10 mısır çeşidi için hazırlanan bilimsel risk değerlendirme ve sosyo ekonomik değerlendirme risk raporlarını kamuoyunun görüşüne açtı.

Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Derneği İktisadi İşletmesi, Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçılar Birliği Derneği ve Yumurta Üreticileri Merkez Birliği'nin başvurusu üzerine genetiği değiştirilmiş (DAS1507xNK603),(NK603), (NK603 x MON810), (GA21), (MON89034), (MON89034xNK603), (Bt11xGA21 ), (59122x1507xNK603), (DAS1507x59122) ve (MON 88017x MON 810) mısır çeşitlerine de izin çıkması ve ithalatın başlaması bekleniyor. Genetiği değiştirilmiş10 mısır çeşidi için Bilimsel Risk Değerlendirme ve Sosyo Ekonomik Risk Değerlendirme komitelerine rapor hazırlatan Biyogüvenlik Kurulu, bu raporlara ilişkin kamuoyu görüşünü aldıktan sonra nihai kararı Resmi Gazete'de yayımlayarak ithalat izni vermesi bekleniyor. Böylece daha önce ithalatına izin verilen genetiği değiştirilmiş 3 soya çeşidi, kamuoyu görüşü alınan 3 mısır çeşidi olmak üzere toplamda 16 çeşit GDO' lu ürüne ithalat izni çıkmış olacak.

Biyogüvenlik Kurulu'nun bugüne kadar kamuoyu görüşüne açtığı 13 mısır çeşidine ilişkin raporların ve bu raporlar doğrultusunda verilen kararların tek tip olması dikkat çekiyor. Daha önce kamuoyu görüşüne sunulan genetiği değiştirilmiş 3 mısır çeşidi ve 21 Eylül itibariyle kamuoyu görüşüne açılan 10 mısır çeşidi ile ilgili Sosyo Ekonomik Komite raporlarının tamamı aynı. Tek kalemden çıkmış raporlar, genetiği değiştirilmiş ürünlerle ilgili yasal mevzuata uyulmadığı kuşkularını doğuruyor. Her gen için ayrı ayrı rapor hazırlanmasına rağmen rapor içeriği mısır geninin adı hariç kalıp olarak aynı. Rapor ve kararlardaki tek tip uygulama tüm genlerle ilgili aynı komitenin karar aldığı izlenimi veriyor. Oysa, Biyogüvenlik Kanunu, uygulama yönetmeliği ve Resmi Gazete'nin 13 Ağustos 2010 tarihli sayısında yayınlanan "Biyogüvenlik Kurulu ve Komitelerin Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelik" her başvuru için 11 kişiden oluşan ayrı bir komitenin oluşturulmasını öngörüyor. Yönetmeliğin genel hükümler başlıklı 4'üncü maddesinin 3'üncü fıkrasında şöyle deniliyor:

"Kurul, yapılan her bir başvuru için ayrı bir komite oluşturur ve bu komiteler her bir değerlendirmeyi ayrı yapar." Bu hükme rağmen, bugüne kadar kamuoyu görüşüne sunulan 13 mısır çeşidi için tek tip rapor hazırlandı. Komiteler 11 üyeden oluşturulması gerekirken tüm kararların 1'e karşı 8 oyla alınması bir başka dikkat çekici gelişme oldu.

Risk raporları kamuoyu görüşüne açıldı

Biyogüvenlik Kurulu, 21 Eylül itibariyle genetiği değiştirilmiş 10 mısır çeşidi için hazırlanan Bilimsel Risk Değerlendirme Komitesi ve Sosyo Ekonomik Değerlendirme Komitesi raporlarını internet sayfasında kamuoyunun görüşüne açtı. Yasa gereği, yurttaşlar, sivil toplum örgütleri görüşlerini 21 gün içinde 12 Ekim 2011 tarihine kadar raporların altında bulunan formlara yazarak bildirebilecekler. Biyogüvenlik Kurulu, internet sitesi dışında yapılacak hiçbir değerlendirme ve görüşü dikkate almayacağını açıkladı. Daha önce 3 mısır çeşidi için kamuoyu görüşü alınırken Biyogüvenlik Kurulu'nun internet sitesinde yaşanan sorunlar nedeniyle bazı sivil toplum örgütleri görüşlerini kurul üyelerinin e-posta adreslerine göndermişti. Biyogüvenlik Kurulu bu görüşleri değerlendirmeye alamayacaklarını bildirmişti.

Yem sanayicilerinden kurulu etkileme çağrısı

Türkiye Yem Sanayicileri Birliği internet sayfasından üyelerini ithalatını istedikleri GDO'lu mısırlarla ilgili görüş bildirerek Biyogüvenlik Kurulu'nun görüşünü etkilemeye çağırdı. Yem Sanayicileri Birliği üyelerine yönelik duyuruda şu görüşlere yer verdi: "Biyogüvenlik Kurulu tarafından daha önce kamuoyunun görüşüne açılan genetiği değiştirilmiş 3 mısır çeşidine ait Bilimsel Risk Değerlendirme ve Bilimsel Sosyo-Ekonomik Değerlendirme raporlarının ardından 10 mısır çeşidine daha ait Bilimsel Risk Değerlendirme ve Bilimsel Sosyo-Ekonomik Değerlendirme raporlarını kamuoyunun görüşüne açmıştır. Gerek yem sanayi temsilcisi ve gerekse vatandaş olarak raporlar hakkında görüş bildirmeniz, Biyogüvenlik Kurulu'nu; sektörümüzün pratikteki uygulamalardaki aksaklıkları giderici yönde bilgilendirerek, yönlendirmek açısından, son kararlarına önemli etki yapacaktır. Bu nedenle konu üzerinde hassasiyetle durulması gerekmektedir. Anılan raporlara aşağıda verilen linkten ulaşılarak, görüşlerinizin en geç 10 Ekim 2011'e kadar raporların alt kısmında verilen "Kamuoyu Görüş Bildirme Formu" formatında Biyogüvenlik Kurulu'na iletilmesini, doldurulan ve gönderilen formun bir kopyasının e-mail ortamında birliğimize de (info@yem.org.tr) iletilmesini önemle rica ederiz."

Komite kararları: GDO tehlikeli ama yine de ithal edilsin

Sosyo Ekonomik Risk Değerlendirme Komite kararlarında genetiği değiştirilmiş ürünlerle ilgi tehlikeye dikkat çekilmesine ve bir dizi önlem alınması gerektiği ifade edilmesine rağmen bu ürünlerin ithal edilmesine izin verilmesi kabul ediliyor.

Genetiği değiştirilmiş 10 mısır çeşidi için 8'e karşı 1 oy ile; oyçokluğu ile verilen kararlarda, ithal izni verilecek genetiği değiştirilmiş mısır çeşitlerinin Türkiye'de üretimi olmadığı bu nedenle yerli ürüne bulaşmaması için yıl içinde örnekler alınarak analizler yapılması ve bulaşık olması durumunda ürünlerin toplatılarak imha edilmesi ve üretim yapılan alanın karantinaya alınması isteniyor. Komite kararlarında genetiği değiştirilmiş mısır piyasaya sunulurken,ürünün etiketi üzerinde aktarılan gen ve ifade edilen transgenik proteinin ne olduğu açıkça belirtilmesi gerektiği, ambalajlı ürünlerde etiket büyüklüğünün yem ürünlerinde toplam ambalaj alanının yüzde 5'ine karşılık gelecek şekilde hazırlanması, dökme ürünler ve genetiği değiştirilmiş mısırla beslenen hayvanlardan elde edilen ürünlerin etiketlerinde de GDO içeren yemle beslendiğini belirten ibare bulunması gerektiği vurgulanıyor.

İzinsiz ürünler yakılsın

Taşıma ve nakil işlemlerine dayanıklı olduğu kabul edilen ve ürünün her türlü taşıma ve nakli sırasında çevreye dağılımını engelleyebilecek mukavemete sahip ambalaj malzemesinin/materyalin seçilmesi istenen raporlarda, tespit edilen izinsiz GDO ürünlerinin kontrollü koşullarda yakılarak imha edilmesi gerektiği ifade ediliyor. Raporlarda, genetiği değiştirilmiş mısır tohumu ve ürünlerinin ülkeye girdikten sonra yanlış veya amaç dışı kullanımlarının denetlemeler sırasında tespit edilmesi durumunda Biyogüvenlik Yasası kapsamındaki yaptırımlar uygulanmasını, ayrıca bu durumdaki ürünlerin toplattırılarak imha edilmesini, bu ürünler Türkiye'de piyasaya sürüldükten sonra bakanlık denetimde piyasa izlenmesi yapılması, herhangi bir gen kaçağının olup olmadığı takip ve varsa tespit edilmesi, herhangi bir riskin ortaya çıkması durumunda ilgili bakanlıklarla işbirliği kapsamında "acil durum" tedbirleri uygulanması zorunlu kılınıyor.

Mısır üretimi desteklensin

Sosyo Ekonomik Risk Değerlendirme Komite kararlarında, ithalatçı firmalar tarafından ithal edilen genetiği değiştirilmiş mısırın tohum ve ürünlerinin yem olarak ne kadar ve nasıl kullanıldığına dair bilgilerin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'na aylık rapor olarak sunulması ve bakanlığın da bu durumu yerinde denetlemesi gerektiği, tüketicinin geleneksel ürünler ile genetiği değiştirilmiş ürünler arasında serbestçe seçimler yapabilmesini garanti altına almak amacıyla geleneksel ürünlerin üretilmesinin özendirilmesi yönünde bir devlet politikası olarak teşvik edici önlemler alınması, mısır ithalatında halen uygulanmakta olan yüzde 130 oranında gümrük vergisi uygulamasına taviz verilmeden devam edilmesi gerektiği vurgulanıyor. Komite kararlarında, genetiği değiştirilmiş mısır ithalatında miktar ve zamanının yurtiçi üretimi tehdit etmeyecek şekilde izin verilmesi gerektiği görüşüne yer veriliyor.

GDO karşıtlarından sert tepki

GDO'ya Hayır Platformu, komite raporlarında "GDO'lu ürünler kötüdür, ama ithal edilebilir" bir yaklaşım olduğunu bunun insan ve çevre sağlığı açısından çok tehlikeli bir durum olduğunu açıkladı. Çok sayıda sivil toplum örgütünün oluşturduğu GDO'ya Hayır Platformu'nun GDO'lu mısır çeşitleri ile ilgili hazırlanan raporlara yönelik değerlendirmesi özetle şöyle: "Biyogüvenlik Kurulu, hayvancılık sektörünün yem amaçlı kullanılmak üzere ithal etmek istediği genetiği değiştirilmiş mısır çeşitleri hakkında Risk ve Sosyo-Ekonomik Değerlendirme komitelerine hazırlattığı bilimsel raporları, Türkiye Biyogüvenlik Bilgi Değişim Mekanizması web sayfasında yayınlayarak, kamuoyunun görüşüne sunmuştur. GDO`ya Hayır Platformu, yayınlanan raporlardaki bazı önemli noktaları kamuoyu ile paylaşmayı bir zorunluluk olarak görmüştür. Bilimsel komitelerce hazırlanan raporlarda "Genetiği değiştirilmiş mısırlarla ilgili risk analizi ve değerlendirmelerin, ithalatçı firmalarca dosyada sunulan belgeler, risk değerlendirmesi yapan kuruluşların (EFSA, WHO, FAO, FDA) raporları ve bilimsel araştırmaların sonuçları göz önünde bulundurularak yapıldığı" belirtilmektedir. Genetiği değiştirilmiş tohumlar, doğal yolla gerçekleşmeyecek şekilde, laboratuar ortamında ileri teknoloji kullanılarak bir mikroorganizma geninin aktarılmasıyla elde edilmekte, bu nedenle teknoloji ürünü kabul edilmekte, patenti şirkete ait olmakta ve fikri mülkiyet hakkı çerçevesinde lisans anlaşması ile kullanıcılara sunulmaktadır. Lisans anlaşmasıyla şirketler, genetiği değiştirilmiş tohumlarının bağımsız araştırmalarda kullanılmasını engellemekte, yapılan çalışmaları kendileri yönetmekte, ancak sonuçlar olumlu olmazsa yayımlanmasına izin vermemektedirler. Dolayısıyla EFSA, WHO, FAO ve FDA`nın bilimsel değerlendirmeleri, bu tohumları üreten şirketlerinin hazırladığı ya da hazırlattıkları raporlara dayanmaktadır. Bilimsel risk değerlendirmesi yapan bu kurumlar bağımsız kurumlar olarak nitelendirilseler de siyasilerden bağımsız, ancak genetiği değiştirilmiş tohum üreten şirketlerle son derece iç içe olan kurumlardır."

GDO'lu ithalat olursa üretim de olur

Yem amaçlı ithal edilecek mısır çeşitlerinin üretim amaçlı kullanılmaması için önlem alınmasını isteyen Bilimsel Komite'nin raporlarını eleştiren GDO'ya Hayır Platformu: "Genetiği değiştirilmiş mısır çeşidi her ne kadar yem amaçlı kullanılmak üzere ithal edilmek istense de Bilimsel Komite bunların yasa dışı ekimine müsaade etmeyecek tedbirlerin alınmasını ve çok sıkı bir denetim altında bulundurulmasını" istemektedir. Bu mısırların sınırlarımızdan içeri girdikten sonra tarımsal üretimde kullanılmasını yüzde 100 önlemek asla mümkün olamayacaktır. Hayvancılığımızın, artan nüfusumuza paralel olarak gelişmesinin yem tüketimi üzerinde baskı yaratacağı açıktır. Bu durumda öncelikle, genetiği değiştirilmiş mısır ithalatının değil, bedava yem kaynağı meralarımızın ön plana çıkarılması daha akıllıca olacaktır. Tedbir almak yerine ithalata yönelinmesi, 6.9.2011 tarihli Başbakanın imzasıyla yayımlanan "Yerli Ürün Kullanılması" genelgesi ile de ters düşen bir durumdur. Ülkemizin GDO`lara değil, kendine yeterliliği hedefleyen bilinçli tarım politikasına ihtiyacı vardır." görüşüne yer verildi. (Dünya)

 

Bu içerik 1522 defa okundu.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Diğer Haberler

HABER HATTI

BIZI TAKIP EDIN

 TWITTER   FACEBOOK   AHSAR   GOOGLE+   

GAZETE GIDA'DA ARA


Gelişmiş Arama

GOOGLE'DA ARA

  •  
  •  
  •  

  • Bugün haber eklenmedi.

  • Son 7 gün haber eklenmedi.

  • Bu ay haber eklenmedi.

KONUK YAZARLAR

A.Rasim Küçükusta A.Rasim Küçükusta
ALÜMİNYUM FOLYOLAR SAĞLIĞIMIZI RİSKE ATIYOR
Güngör Uras Güngör Uras
Gıda maddeleri ithalatının üçte biri yağlı tohumlardan
Selim İleri Selim İleri
Pilavların dünyası
Erdem Yeşilada Erdem Yeşilada
Profesörden seçme saçmalar
Erkan Topuz Erkan Topuz
Meyvelerin kabuklarındaki mucizevi şifa
Emre Aköz Emre Aköz
Üzüm üzüme baka baka
Rüştü Bozkurt Rüştü Bozkurt
Önemli bir proje: Çocuk maması üretimi
Çapar Kanat Çapar Kanat
Tuhaf bir et ithalatı
Süleyman Yaşar Süleyman Yaşar
Türkiye'nin suyunu yabancı sermaye ele geçiriyor
Mehveş Evin Mehveş Evin
Kuraklık herkesi perişan edecek
Nedim Atilla Nedim Atilla
Bir deneysel mutfak çalışması... Antik Likya'nın lezzetleri
Fikri Türkel Fikri Türkel
Arıcılık, sadece bal üretimi değildir
Osman Arolat Osman Arolat
Dünya sebze-meyve piyasası ve biz
Osman Müftüoğlu Osman Müftüoğlu
Ekmeğin siyahı makarnanın yoğurtlusu
Selahattin Dönmez Selahattin Dönmez
Tuz yerine baharat
Mehmet Yaşin Mehmet Yaşin
Tencereden geçmişi okumak
Vahap Munyar Vahap Munyar
Yeterli kuru fasulye var mı ona bakarım fiyat yetkim yok
Mustafa Kutlu Mustafa Kutlu
Gıda hegemonyasına meydan okuyor
Mehmet Şeker Mehmet Şeker
Ayran siyasi simge olunca, içen ayrı düşer
Ali Ekber Yıldırım Ali Ekber Yıldırım
Ürün doğrulama ve takip sistemi...
Haşmet Babaoğlu Haşmet Babaoğlu
Simit!
Mustafa Altuntaş Mustafa Altuntaş
Kurban, hayvancılık ve veteriner hizmetleri
Yavuz Dizdar Yavuz Dizdar
Okul yemeklerinin kalitesizliği, almanız gereken ciddi önlemler
Ali Saydam Ali Saydam
Bizim köftecilere 'iletişim şart!'..
Nevin Halıcı Nevin Halıcı
Mübarek’i pilavla indirmek pişi ile göndermek
Hayrettin Karaman Hayrettin Karaman
Açık büfe israfı
Hikmet Boyacıoğlu Hikmet Boyacıoğlu
Ekmek ile ilgili doğrular, yanlışlar ve efsaneler
Mehmet Mert Mehmet Mert
Bitkisel üretimde kendimize yeterli miyiz?
Kemal Özer Kemal Özer
Meyve böceklerinden nasıl korunuruz?
Gila Benmayor Gila Benmayor
Altın bileziğimiz: Gastronomi
Yaşar Nuri Öztürk Yaşar Nuri Öztürk
Kur’an’a göre helal gıda
Simge Çıtak Simge Çıtak
Diyetkolik misiniz?
Nihal Kemaloğlu Nihal Kemaloğlu
Zehirli şekerimiz "nereden" geliyor?
Taylan Erten Taylan Erten
GDO'lu mısır pancara karşı
Bülent Şık Bülent Şık
Sarıkeçili yörükler ve GDO'lu pirinçler
Melis Alphan Melis Alphan
Çocuk mu kandırıyorsunuz?
Celel Toprak Celel Toprak
Sağlıklı beslenme için ortak akıl arayışı
Yaşar Süngü Yaşar Süngü
Yoksulluk, ekmeği çöpe atmakla başlıyor
Damla Çeliktaban Damla Çeliktaban
Mayanın mayası
Hilmi Develi Hilmi Develi
Plastikçilerin derdi bitmiyor..
Koray Çalışkan Koray Çalışkan
GDO-kanser ilişkisi kanıtlandı
İsmet Berkan İsmet Berkan
Demek GDO'da da bilime ihtiyaç varmış...
Esen Evran Esen Evran
Fransızlar durdu Sabancı Dia'da gazladı
Kadir Dikbaş Kadir Dikbaş
Gıdadan ilk sinyaller
Ali Ağaoğlu Ali Ağaoğlu
Hububat rallisi
Meral Tamer Meral Tamer
Organik sebze-meyveye lezzet de geldi
Funda Özkan Funda Özkan
'Okul sütünde AK Parti'ye sorulacak tek soru var'
Abdurrahman Yıldırım Abdurrahman Yıldırım
Tarım ve turizm stratejik sektörler
Cüneyt Özdemir Cüneyt Özdemir
Sütten ağzı yanan hükümet
Metin Münir Metin Münir
Tohumların dünyasında
Yasemin Bradley Yasemin Bradley
Uzun yaşam reçetelerinden biri gün aşırı aç kalmak

E-BÜLTEN


Ad Soyad:
E-Posta: